| ___ İNSAN
HAKLARI MAHKEMESİ
____Merhaba arkadaşlar,
Netmen Öğretmen sitesindeki bu dördüncü
yazımla karşınızdayım. Öncelikle belirtmem gerekir
ki öğretmen olmak hayaliyle okuyan, bu hayal ve
de beklenti ile üniversite sınavına giren biri olarak
eğitimcilerin bu güzide platformunda bulunmaktan
mutluyum.
Bu haftaki yazımızda
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden bahsedeceğim.
Anayasamızın 90. maddesinin son fıkrası "Usulüne
göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar
kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık
iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 07/05/2004 - 5170 S.K./7.mad) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere
ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı
konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek
uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri
esas alınır. "
Avrupa insan hakları
mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanınması da uluslar
arası andlaşmalarla olmaktadır. Dolayısıyla Avrupa
insan hakları mahkemesinin verdiği kararlar da milli
mahkemelerimiz üzerinde bağlayıcı etkisi bulunmaktadır.
Bu durum bir devletin egemenlik yetkisi içinde olan
yargılama yetkisi uluslararası andlaşmalarla uluslar
arası bir
kuruma devredilmiş olmaktadır. Egemenlik
devri devletler hukukumuzda bir ilk olma niteliği
taşımaktadır.
Ancak doğudaki bir kısım
insan hakları ihlalleri için o da bazı batılıların
önayak olması ile başvurular başlamıştır. Kendi devletine
karşı dava açmak bizim milletimiz açısından ilk başta
pek çekici gelmemiştir. Başvuranlar devletini sevmeyenler
gibi algılanmıştır. İlerleyen zamanda ise başvurular
yaygınlaşmaya başlamıştır. Milli mahkemelerimizde
bütün kanun yollarını tüketmiş olmasına rağmen umduğunu
bulamayan yada adil yargılanmadığını , insan hakkının
ihlal edildiğini düşünen vatandaşlarımız başvurmaya
başlamıştır.
T.C. kanunlarının ve
hukukunun üstünde bir hukuk ve yargı merci olan Avrupa
hukuku ve insan hakları mahkemesi hayatımızda daha
çok önem arz etmeye başlamış olmasına karşın konuyla
ilgili bilgimiz çok sınırlıdır. Zira başvuru usulleri
ve başvuru sebebinin tayini teknik bilgi gerektirmektedir.
Bir çok avukat arkadaşımız bile çok normal olarak
konuyla ilgili dava gelmediği içi bilgi sahibi değildir.
Vatandaş
olarak bu konuda bilgilenmek her gün yaşanan gelişmeleri
gün be gün takip etmek gerekmektedir. Avrupa insan hakları
mahkemesinde yargılama yapan yargıçlar üye ülkeler tarafından
seçilerek gönderilen yargıçlarda oluşmaktadır. İçerisinde
kendi ülkesinde yargıç niteliği olmayan üyeler de
bulunmaktadır. Bu durumda mahkemede ağırlığımızın
olabilmesi için uluslarası düzeyde sözü geçen içtihadına
dayanılacak hukukçular yetiştirilmesi gerekmektedir.
Yine işin başı sonu eğitime dayanmaktadır. Her düzeyde
görev yapan öğretmenlerimizin öğrencilere bu ideali
aşılaması gerekmektedir. Ne olacaksa en iyisi olması
gerektiğini her Türk gencinin bilmesi gerekmektedir.
Öğretmen ise; en iyi öğretmen ben olacağım, boyacı
ise; en iyi boyacı ben olacağım, esnaf
ise en iyi ve dürüst esnaf ben olmalıyım, .. diyen bir genç.
Ülkemizin böyle bir şuur içinde milletin menfaatini kendi menfaatinin üstünde
tutabilecek bir gençliğe ihtiyacı var. Ben böyle bir gençliğin uzaktan da olsa
ayak seslerini duyar gibiyim.
Haftaya görüşmek üzere
sağlıcakla kalın..28.11.2006
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------____Önceki
haftalardaki yazılarım:
____ADALETİN
TECELLİSİ
____EN
DEĞERLİ VARLIĞINIZ
____AVUKATLIK
KÜLTÜRÜMÜZ
|