| ___
ADALETİN TECELİSİ
-____Merhaba sevgili arkadaşlar,
-____Son yıllarda okullarda öğrenciler arasında ortaya
çıkan şiddet , bunların medyaya yansıyan haber ve görüntüleri
çok artmıştır. Bunların çoğu çok basit olaylardan laf
atma , kız arkadaşı v.s. sebebiyle ortaya çıkmaktadır.
Eskiden de bu tür olaylar olurdu ama çok nadir vaki
olur, yaralama ve öldürmeye kadar varmazdı. En azından
öğretmenlere karşı, saygısız bir boyuta kadar ulaşmazdı.
Lisede öğretmenlik yapan bir arkadaşım, öğrencilerinden
o kadar bunalmıştı ki; öğrencileri için teröristler
nitelemesinde bulunmuştu. Bu bana çok garip ve enteresan
gelmişti. Bu öğretmen bu şekilde bıkmış olduğu öğrencilerine
ne verebilirdi. Gerçek anlamda eğitimin olabilmesi
için karşılıklı sevgi ve saygının mutlaka şart olduğu
kanaatindeyim.
-____Aslında okullardaki öğrencilere indirgenen bu sorun
toplumumuzun genel bir sorunudur. Zira cezaların yeterince
caydırıcılığı yoktur. Ceza evine girip çıkanın "efe"
gibi muamele gördüğü, nerdeyse itibar kazandığı bir
toplumda yaşıyoruz. "Ben cezaevinden yeni çıktım" diye
övünerek konuşanlara şahit olmuşsunuzdur. Bunları gören
veya bir şekilde işiten çocuklarımız özenmekte ve suça
meyilli olmaktadır.
-____Gençlerin en büyük probleminin kötü örnek ve özentiden
kaynaklandığı kanaatindeyim. En basiti, bu sigara illetine
düşmüş olanlara sorarsanız bu işin başında nasıl özentiden
kaynaklandığını görürsünüz. Şiddete meyilli çocukların
ailesinde ve çevresinde bunu mutlaka gördüklerini yada
yaşadıkları görülmektedir. Ayrıca da toplumda bu konuda
sorumluluk sahibi olanların üzerine düşenleri yaptıkları
söylenemez. Bu mesele ile ilgili bildiğim kadarıyla
ciddi bir çalışma yoktur.
-____Burada bazılarının yaptığı gibi bu işin sorumluluğunu
sadece bir televizyon programı üzerine yıkmaya çalışmak
ne kadar doğrudur. Bu toplumsal sorunda pozitif
hukukun ve uygulamanın ne kadar etkili olduğu üzerinde
de durmak lazımdır.
-____Suç işleyen kişiler, mahkeme tarafından hükmedilen
hapis cezasının İnfaz kanununa göre yaklaşık üçte birini
çektiği zaman tahliye olmaktadır. Bunun yanında bir
sık sık çıkarılan af kanunları ile kimse hak ettiği
cezayı çekmeden aramızda dolaşmaya başlamaktadır. Bu
kamu vicdanında ciddi yaralanmaya sebep olmaktadır.
Oysa ceza kanunun amacı kamu vicdanını tatmin etmektir.
-____1
Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı
Yeni Türk Ceza kanunu, Avrupa Birliği uyum sürecinde
bir çok yenilikler getirmiştir. Bu kanunda İnsan hakları
açısından, bireyin özgürlüğünü sağlama bakımından bir
takım düzenlemeler bulunmaktadır. Bazı suçların cezası
azaltılmış, sanıklara daha çok haklar tanınmıştır.
Müsnet suçun cezasının üst sınırı iki yıl ve daha fazla
olan sanıkların avukatsız ifade alınmaması kuralı getirilmiştir.
Bu durumda maddi durumu ne olursa olsun avukatı olmayana
devlet tarafından ücretsiz avukat tayin edilmeye başlanmıştır.
-____Bunun yanında bazı suçların cezalarında da arttırıma
gidilmiştir. Örneğin elektrik hırsızlığı ( diğer bir
deyişle kaçak elektrik kullanma) suçunun cezası altı
aydan üç yıla kadar hapis iken iki yıldan beş yıla
kadar hapis olmuştur. Ayrıca infaz kanununda yapılan
değişiklikle verilen cezanın infaz edilen kısmı arttırılmış
üçte birden üçte ikiye yakın hale gelmiştir.
-____Şahsım adına hukukun (adaletin zamanında tecellisinin)
bahsimiz olan sorunun çözümünde bir sebep olabileceği
kanaatindeyim. Öncelikle yargının sorunlarının çözülmesi
gerekir. Kısa sürede yargılamalar neticelenirse caydırıcılık
sağlayacaktır.
-____Üniversitede medeni hukuk hocamız vardı bir sözü sürekli
tekrar ederdi. "kanun diye, kanun diye, kanun tepelediler."
-____Allah
sonumuzu hayır eylesin. Hoşça Kalın.. 15.11.2006
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------____Önceki
haftalardaki yazılarım:
____EN
DEĞERLİ VARLIĞINIZ
____AVUKATLIK
KÜLTÜRÜMÜZ
|