Ayrıca
Editör:BAHADIR DEV 
Kuruluş: 29 Ekim 2001

Siz de şiir yazıyorsanız; kendi şiirlerinizi de bizimle paylaşıp bu siteyi ziyaret edenlerin begenisine sunmaya davet ediyorum. Sitemize katkıda bulunanlarn isimlerini de-isterlerse- yayınlayacağız. Şiirlerinizi aşağıdaki e-mail'e yollayabilirsiniz.
netmensitesi@gmail.com

YUNUS GÖRSEYDİ BİZİ
Semamda kara bulut,barut kokusu,
Yunus görseydi bizi,ne derdi bize ?
Aşktan hasıl yapısı,sevda dokusu.
Yunus görseydi bizi,ne derdi bize ?

Hani gönüller alıp bir olacaktık.
Hani aşka bulanıp pir olacaktık.
Hani sevdikçe insan ,hür olacaktık
Yunus görseydi bizi,ne derdi bize ?

Kimi sevdiniz siz,neyi sevdiniz ?
Neyle küçüldünüz,neyle devdiniz ?
Bir avuç akçe mi sizin derdiniz ?
Yunus görseydi bizi,ne derdi bize ?

Mezarımı diktiniz on sekiz yere.
Ama sevdasız kalmış bu koca küre.
Ne ettiniz siz böyle,sorsa bir kere ;
Yunus görseydi bizi,ne derdi bize.

Seviyi servet saydı,namustu ardı.
Yaradandan ötürü hoş görmek vardı.
Bir gönül yapmak ise en büyük kârdı
Yunus görseydi bizi,ne derdi bize ?

Yaradılagelende bir soylu ongu .
Bilmezdi kini özü ,bilmezdi cengi.
Bir kuru dalı bile bilirdi dengi.
Yunus görseydi bizi,ne derdi bize ?

Böyle mi olacaktı komşuyla sonun ?
Eti kokunca duyduk göçtüğün onun.
Bir izahı var mıydı acaba bunun .
Yunus görseydi bizi,ne derdi bize.

Sevmeye söz vermiştik,aşk ile hem de.
Gözümüz olmayacaktı şer ile kemde.
Gaflete düştüğümüz öyle bir demde,
Yunus görseydi bizi,ne derdi bize.

Sanma ki ötelerde ,sanma çok uzak.
Çilemiz aşk olsa da heybe dokusak.
Dilimiz aşk olsa da aşkı okusak.
Yunus görseydi bizi,ne derdi bize.

İbrahim ŞAŞMA/ KARAMAN
--------------------------------------------------------------
ÖĞRENCİYE NASİHAT

Heyecanla gel derse.

Kalem, defter elinde.

Öğretmene kulak ver.

Sınıfına girince.

Yaz, çiz, topla, arşivle.

Her bilgiyi zihninde.

Gün gelir kullanırsın.

Zor sorunun birinde.

Sen sen ol da vazgeçme.

Ümidini kaybetme.

Kimse bilgin doğmadı.

Dünyanın bir yerinde

 

Yapamıyorum, deme.

Yeniden denesene.

Başarı yakalanmaz.

Yetersiz gayret ile.

Hiçbir zaman üşenme.

Hep araştır, incele.

Tembellik yakışır mı,

Zeki bir öğrenciye?

Oyuna fazla dalma.

Ekran başında kalma.

Bil ki dersler çok kolay.

Kendine engel olma.

 

Kitabını açarsın.

Çok okur, çok anlarsın.

Sınavı kazanınca.

Başarıya koşarsın.

Annen sana gülümser.

Baban da taktir eder.

Bütün stresin biter.

Mutluluktan uçarsın.

Emrullah BEDİR

http://sosyalbilgilerogretmeni.googlepages.com

sosyal_bilgiler_ogretmeni@hotmail.com

--------------------------------------------------------------
YÜREĞİMDEKİ FIRTINAM

Ya ben sana kendimi anlatamadım,
Ya da sen beni anlamaya çalışmadın.
Ya ben çok fazla üzerine geldim,
Ya da sen hep benden kaçmak istedin.
Her an seni düşünmemin,
Her yanımdan geçişinde arkandan seni seyretmemin,
Her gülüşünde gözlerinin içinde dalıp gitmemin
Her aklıma geldiğinde yüzümün gülümsemesinin,
Herkese seni anlatmamın
Ve anlata anlata bitiremememin,
Her ne yaptığını bilmesemde merak etmemin,
Her sohbet edişimizde karşında heyecendan yorulmamın,
Her an yanında olmak istediğimde uzakta olmamın,
VE
Her aklıma düştüğünde gözlerimin dolmasının
Bir anlamı olmalı.
Bütün bunların bir nedeni olmalı.
Bunların anlamı sen olmalısın,
Bunların anlamı sana olan sevgim olmalı,
Bunların anlamı içimdeki canım olmalı,
Aşkımın anlamı HAYATI YAŞAMAK OLMALI...

EDA TAŞÇIOĞLU / ALANYA

--------------------------------------------------------------

LALE DEVRİ

Avrupa'nın etkisi Lale Devri'nde başlar

Bu devirde yapıldı saraylar, köşkler, parklar

Matbaa kurulunca çok okundu kitaplar

Kağıt, kumaş ve çini yepyeni fabrikalar

İtfaiye bölüğü yangınlara dur, dedi

Çiçek aşısı ise mikropları önledi

Avrupa'ya gönderdik ilk defa elçileri

Onlar bize bildirdi, yeni gelişmeleri

Damat İbrahim Paşa sefere gitmiyordu

İran tehlikesini bertaraf etmiyordu

Sarayda yönetenler gününü gün ederken

Halkın sıkıntıları gitgide artıyordu

Helva sohbetlerinde Nedim'in şarkıları

Lale bahçeleri de süslüyordu sarayı

Lüks ve israf artmıştı, hazine boşalmıştı

Bu nedenle başladı Patrona'nın isyanı

Eğlence mekanları viraneye çevrildi

Matbaa haricinde ıslahatlar devrildi

III. Ahmet gitti, I. Mahmut geldi

Lale Devri tarihte böylesi bir devirdi

 

Biz tarihi severiz, A'dan Z'ye biliriz

Geçmişimize bakıp geleceği sezeriz

Bu vatana millete doğuştan fedaiyiz

Biz asla bölünmeyiz, bozulmaz birliğimiz.

"Gülelim, eğlenelim, dünyadan kam" alalım.

Nedim, dese de böyle biz gerçekçi olalım.

Dalmayalım gaflete, düşeriz sefalete.

Tarihin ışığında aydınlığı bulalım.

Emrullah BEDİR


--------------------------------------------------------------
YIKILASI ZALİM GURBET

Yıkılası zalim gurbet,
Ne ben, ben kalabildim sende.
Nede sen sen olabildin benle
Anlamadık birbirimizi yıllar geçti de

Alnımın terini görmedin
Emeğin kıymetini bilmedin
Sadakatten hiç bahsetme
Zengini daha zengin ettin

Uçağı yatı
Yarışmaya atı
Mersedesi villaları
Var mı Başka? Sevdaları

Tuvaletine arabasıyla gider
Vay yavrum kılıma sı rahatsız eder
Elli adım yürüdün mü diye sorsanız
Ne işleri bahane eder

Trabzon dan getirtiyor çöreği
Adıyaman da yaptırırmış böreği
Ete ne düzenler verdirir
Ukala birde dalga geçer
Fakirin hakkı diye yemez ekmeği

Toprağından koparamam anamı
Bir o anlıyor içimdeki sevdamı
Düşün peşime diyorum ya
Kızım oğlum beğenmiyor vatanı

Ekmeğini yedim suyundan içtim
Nankörlük ediyorum sanma
Sende, elli yıllık emeğim var amma
Hala Çorumlu diyorlar bana
Mefail ÖZBEK

-------------------------------------------------------------

YALANCI BAHAR

Bilinmeyen bir yere doğru
Gözlerimiz kapalı ilerliyoruz
Unuttu gözlerimiz o nuru
Biz bir devrin sonuyuz

Bunları duymak çok acı
Hepimizin yüreğindeki sancı
İçimizde ki boşluktur belki
Ellere değil kendimize yabancı

Kirlenen ellerimiz değildi
Yüreklerimiz
İdrak yollarımız hep tıkalı
Açmalıyız

Bakın bir lahza kendinize
Umutsuz ve naçarsınız
Yeniden dönün öz benliğinize
Tren hareket etti kaçırmayasınız
Mehmet Şükrü Buğrahan/Ünye

OL DEDİ HÜDA
Esen rüzgar nereye gider
Ömür anlık çok çabuk biter
Yare varalım diyenler
Yarların kenarında beklerler

Güzel olan sır mıdır
Çirkinliğin hasmı mıdır
Bülbül güle aşıktır da
Gülün gönlü onda mıdır

Her şey bir kelam ile başlar
Ol der Allah insana
Hay insan olmaya koşar
Adem olur önce sonra Havva

Yasaklar çekicidir ya
Koparır adem elmayı dalından
Havva'yı da ortak eder günahına
Terk-i diyar eylerler irem bağından

Bu hikaye böyle acıklı
İnsanlık bundan ibret almalı
Dolmalı kalpler imanla
Zikredilen yalnız Hüda olmalı
Mehmet Şükrü Buğrahan/Ünye

HAYKIRSAN
Ne soğukmuş bu odalar
Sararmış hasretinden
Bitmeyecekmiş gibi yollar
İnadına zulmeden

Gün bir tane değil ki
Bırakmaz seneler yakamı
Varamamak sana sevgili
Tüketmeyecek sevdamı

Anka kuşu gibi küllerimden
Mecnun gibi çöllerimden
Ferhat gibi dağlarımdan
Doğacağım yine yeniden

Uyanacağım bu kabustan
Her günüm geceme karabasan
Gitsen uzaklara sesimi duymasan
Unutmazsın adımı haykırırsan
Mehmet Şükrü Buğrahan/Ünye

O HAK
Yanarsan Hüda'nın aşkı ile
Olgunlaşırsın katre katre
Dolaşırsın tüm cihanı
Ararsın O nerede

Kul oldu mu insan o gün
Daha dün gibiydi gal-ü bela
Bir ömür sürdüğün
Payitaht saltanat boşuna

Çöllere düştün mü Leyla için
Dağlar devrildi mi karşında
Bu hırs kin nefret niçin
Başın göğe erdi mi sonunda

Aradığın ki Hak'tır
Her türlü güzellik ondadır
Yaratılan değil yaratandır
Huzur ona kul olanındır.
Mehmet Şükrü Buğrahan/Ünye

Ö Ğ R E T M E N İ M
İrfan gülistanının gülleri bülbülleri
Eğitim ordusunun şanlı şerefli erleri
Yanar elinizde ilmin sönmez meşalesi
Gittiğiniz bu nurlu onurlu yolda
Size çerağ olsun ilim irfan öğretmenim

Sıralarda sınıflarda minik erler sizi bekler
Elinizde gül demedi bekletmeyin siz onları
Kucaklayın sevginizle aydınlatın dimağları
Meşaleniz elinizde onu asla söndürmeyin
Eğitin çocukları çiçek gibi donatın öğretmenim

Bahçelere gül diker kurutmaz sularsınız
Çöle dönmüş topraklarda nehir olur akarsınız
Güller açtıkça bağlarda bahçelerde kırlarda
Misk ü amber olur türüm türüm kokarsınız
Kokunuza hasret gönüllerde öğretmenim

Öğretmenim, bugün sizin onur gününüz
Göçmen kuşlar gibi her biriniz
Köyde kasabada şehirde öğretmenim
Başımızın tacı karanlıkların çerağısınız
Yürüdüğünüz bu erdenli o/nurlu yolda
Başarılar dileriz sizlere öğretmenim

22/11/2005 İZMİR
mehmet_kahraman1952@mynet.com

ÖLMEK GİBİ

Ben de yaşamak gibi
Engin bir duyguya kapılmışım
Dalmışım tükenmeyen dünya oyununa
Kanmışım hayatın her riyakârlığına
Gün olmuş ağlamış
Gün olmuş gülmüşüm
Gelmişim çıkmaz bir yolun sonuna
Analmışım seni,onu ve hayatı
Ve hatırlamışım bir gerçeği
Ölmek gibi...
İsmet KOPLAY/ALANYA


ÖLÜM
Kar yağıyor
Hayallerimin üstüne lapa lapa
Üşüyorum
Kimsesizliği hissediyorum
Kalabalığın tam ortasında
Şehir bana uzak
İnsanlar yabancı
Baktığım herşey yok oluyor
Gecenin karanlığında
Yollar uzun
Yürüyorum ama bitmiyor
Bir şey var uzakta
Görüyorum ama dokunamıyorum
Gaipten bir ses
Duyuyor ama anlamıyorum
Ve sonra sessizlik, karanlık, hiçlik
Galiba artık ölüyorum.
M. Kemal ÇAVDAR/ SİNOP


GÖMÜLÜ
Bir bıçağın gölgesinde idi

Yaşam ile ölüm arası çizgi
Yaşam bataklığına batmış

Çırpınıp da kurtulamayan
Kelebekleri andırıyorduk
Şehir ölü, insanlar ölü.
Sokak lambalarından
Parklardaki banklara kadar
Her şey hüzün dolu bir karanlığa gömülü
AzrailinSıcak ve şefkatli
Bir o kadar da
Mutluluk verici kolları arasında
Ölüm denen sonun başlangıcına doğru
Yavaş sayılmayacak adımlarla
Hatta koşarak ilerliyorduk.
İşte ecel denen gerçek
Bütün sahteliklere son verecek.

Mehmet Şükrü Buğrahan/Ünye  

MAHPUSLUK

Kınına giren bıçak gibi

Saplandın yüreğime

Sen bilir misin kimsesizliği
Gel de göstereyim her hecesiyle

Yoruldum artık gecelerden

Gündüzleredir hasretim

Neden gelmiyor mevsimlerden

Baharım ey sevgilim
 

Issız bir gecenin sabahında

Seni arıyorum yine her yerde

Tam bulduğumu sandığım anda

Kayıpta gitme meçhullere
 

Bakışlarında yangınlar

Sözlerin zehirden beter

Ruhumu bir hiçlik sarar

Yeter bu acı artık yeter
 

Seni andığım her dize

Sanma ki sana yalvarışımdır

Dayanamıyorum sensizliğe

Ölüm çok ama çok yakındır
 

Ayrılık eli kılıçlı zalim

Zulmüne dayanır mı bu can

Bir zalimde sen olma güzelim

Sensiz bu gönül bomboş bir han
 

Ey canı candan usandıran

Garip gönlümün sarhoşluğu
Ey beni bana kırdıran
Görüyor musun düştüğüm boşluğu
 

Koynuma alıyorum sensizliği

Sen diye kokluyorum inan

Bitmiyor ömrümün çaresizliği

Çıldıracak gibiyim her an


Gözlerin mahpusluk yüreğime
Ebedi istirahatgahımdır
Seni sakladım şiirlerime

Arıyorum bulmam çok yakındır

Mehmet
Şükrü Buğrahan / Ünye

<< geri

ŞİİR
SİZDEN ŞİİRLER
Öneri ve sorularınız için elektronik posta adresi: 
netmensitesi@gmail.com 
 
  Sitemizde yayımlanan yazılar, sahibinin ve sitemizin izni olmadan kopyalanamaz; yazılardan alıntı yapılamaz.
Yazıların sorumluluğu, yazarına aittir.
www.netmen.gen.tr