Şehit askerlerin haberleri, Bostancı’da ki olay ve son olarak Mardin’de yaşanan katliam haberi Ergenekon davasının biraz arka planda kalmasını sağlamıştı. Ancak Genel Kurmay eski Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın Perşembe akşamı Mehmet Ali Birand’ın sunduğu 32. Gün’de yaptığı açıklamalarla Ergenekon tekrar gündeme geldi ve zaten böyle devam ederse pek de gündemden düşmeyecek gibi.
Büyükanıt ‘’Genç Subaylar Tedirgin’’ başlığına da tepki gösterip bu haberlerin zorlama haber olduğunu söyledi. Hatırlarsanız bazı mitinglerde de ‘’asker göreve’’ diye pankartlar açılmıştı.
Oysa bu gün Kenan Evren ismi üzerinde bazı tartışmalar başladı. Çünkü Evren 80 darbesini hatırlatıyordu ve insanlar Evren isminin verildiği okullara çocuklarını göndermek istemiyor ve bunun değiştirilmesini talep ediyorlardı.
Evet, 12 Eylül olaylarında pek çok gencimizi yitirdik ve insanlar bundan rahatsız olmakta haklı. Her gün onlarca kişinin öldüğü, sokakların bile sağcı sokağı, solcu sokağı denilerek ikiye ayrıldığı, üniversitelerde eğitimin durma noktasına geldiği bu dönemde yaşanan olaylara günlerce müdahale edilmemişti.
Bütün bu olaylara günler sonrasında bir gecede müdahale eden, idam ettiği kişilere ilişkin ‘’asmayalım da besleyelim mi?’’ şeklinde açıklama yapan ve Kürtlerin aslında dağ Türklerinin karlı yerlerde gezerken ayaklarından çıkan ‘’kırt-kürt’’ sesinden türediğini söyleyen Evren’e karşı insanların bu şekilde tavır almasını anlamak pek de zor olmasa gerek. Ancak CHP mantığının buna karşı oluşunu anlamak zor. Çünkü Baykal yönetimindeki CHP 28 Şubat darbesine katkıda bulunan isimlerden bir kısmını bu gün milletvekili olarak bünyesinde bulunduruyor ve Baykal her seferinde Ergenekon’un avukatı olduğunu söylüyor.
Ergenekon süreciyle birlikte yapılan kazılarda pek çok silah bulundu. Krokileri ise Ergenekon’dan gözaltına alınanların evinde bulundu. Darbeye zemin hazırlığı yapıldığını gösteren günlükler, fişleme raporları, telefon konuşmaları ele geçirildi. Pek çok olayın birbiri ile bağlantısı olduğu görüldü. Sanırım Baykal iktidara gelemeyeceğini anlamış olacak ki avukatlık mesleğine geri dönüş yapmak istiyor. Açıkçası bu Cumhuriyet Halk partisinin de işine yarar. Çünkü Baykal’ın yaptığı siyasetle AKP’nin oy oranı artıyor. CHP ise hep muhalefet partisi olarak meclise geriyor.
Aslında ana muhalefet partisinin genel başkanı olarak Baykal’dan beklenen Ergenekon’un avukatlığı değil, eğer varsa bir suç onun üstüne gidilmesini ve sonunun getirilmesini sağlamak; ancak nedense bu ülkede muhalefetin görevi iktidarın yaptığı her şeye karşı olmak şeklinde düşünülüyor.
Darbelerin bu ülkeye çok şey kaybettirdiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Ülke yıllarca geriye götürülüyor, ekonomi çöküyor, özgür iradenin önüne geçiliyor, pek çok insanın canına mal oluyor. Ama nedense birileri bunu anlamak istemiyor, anlamak istemediği gibi de bilerek ya da bilmeyerek katkıda bulunuyor. Daha kaç tane Menderes’i asmamız gerekiyor acaba soruyorum darbecileri destekleyenlere, genç subayların rahatsız olduğunu söyleyenlere. Ya da kaç tane Deniz’i, Yusuf’u, Hüseyin’i kurban etmemiz gerekiyor. Kime ne faydası oldu şimdiye kadar bu darbelerin. Hayıflanmaktan başka ne işe yaradı bu yapılanlar. Ben söyleyeyim, hiçbir işe yaramadı.
Baykal, Demirel gibi siyaset yapamıyor ama onun gibi hayatı boyunca siyasette kalmak istiyor. Ancak avukatlığı ve siyaseti bir arada yürütmesi zor gibi görünüyor ve şunu da unutmamak gerekiyor ki halkın tercihi olmadan iktidara gelenler, halkın tercihiyle o iktidarı kaybederler.