Ayrıca
Editör:BAHADIR DEV 
Kuruluş: 29 Ekim 2001

Mutsuzluk veya Mutluluğa Dair

 Bir sonbahar sabahı hayat yine aynı edasıyla umarsızca akıyor, pencereye düşen birkaç damlanın ışıltısında. Hafif bir rüzgar esiyor yağmur damlalarının başını döndürmek istercesine ve ben öylece duruyorum pencerenin en kuytu yakasında... Başım, iki çaresizimin arasında.

Sigaram bitmiş, yarım bardak çayımda soğumuş. En ağırından bir yalnızlık çökmüş omzumun iki tarafına... Sanki kendime söyleyemeyeceğim bir şeyler var içimde. Söylemekten çekindiğim, ürktüğüm, korktuğum bir şeyler.

Mutsuzum belki de?.. Bu duygu ne zaman girdi içime? Nasıl benden habersiz, ne zaman oldu bu mutsuzluk hissi sende be gönül?! Yoksa, hep var mıydı?.. Bu soğuk kış gecesi, bu dağ eşkıyası, bu karaçalı içimizde... Acaba yani mi fark ettik talihsizim...

İşte böyle... Bir an için milyonların sormaya korktuğu sorular bir tabur asker olup dizildi, hayalimin içtima alanına. Hepsi birbirine benziyordu soruların ama farklıydılar. Fakat aynı sayıda cevaplar da geliyordu aklıma; bu kayıp sorulara cevap değildi bunlar, yetmezdi şu an duygulara.

Aradan ne kadar geçti, hatırlamıyorum. Bir yağmur damlası göz kırptı yüreğime, ışık saçtı, " Ben buradayım." dedi. Başımdaki sabah sisi yavaş yavaş dağılmaya başladı. Neden böyle düşündüğümü düşünmeye başladım şimdi. Mutsuz muydum, ben gerçekten? Aslında sevindim az önce aklıma gelenlere. Mutsuzluğu düşünmek yaramıştı bana sanki. Onunla bir an yüz yüze gelmek yaramıştı yüreğime. Çünkü anlamıştı; mutsuzluk için ne kadar sebep-bahane üretiyorsak, yalnızca bir tane yağmur damlasının saf pırıltısı eritebiliyordu onları. Sevindim buna.

İçimden dışarı çıkmak geldi. Kapıyı açtım, usulca aktım; yağmur damlalarının akın ettiği toprağa. Gökyüzüne baktım. Milyonlarca yağmur damlası vardı ve adeta yarışıyorlardı; yeryüzüne inmek, bir gönle ışık vermek, parıldamak için. Görünce bu milyonlarca akıncıyı korkum kalmamıştı artık mutsuzluktan. Ve tebessüm ettim yanağıma düşen bir yağmur damlasına.

Ve birden uyandım. biraz terlemişim. Yanağımdan bir damla süzülüyor, daha kesmediğim seyrek sakalların arasından. Anlıyorum. Rüyaymış hepsi. Ama yanağımdaki o damla ne? Bilmem neden pencereye atıyorum kendimi. Perdeyi hafif aralıyorum, dışarıda hafif bir yağmur..

Gülüyorum..

Hasan ÜNLÜ

25.04.2007

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------___Önceki haftalardaki yazılarım:
HAYATIN KIYISINA VURANLAR
_

Gülistan
Hasan Ünlü
Öneri ve sorularınız için elektronik posta adresi:
 
  Sitemizde yayımlanan yazılar, sahibinin ve sitemizin izni olmadan kopyalanamaz; yazılardan alıntı yapılamaz.
Yazıların sorumluluğu, yazarına aittir.
www.netmen.gen.tr