ÇANAKKALE ZAFERİ
___Sevgili eğitimciler merhaba;
___18 mart Çanakkale zaferimizin yıldönümü. Her mart ayı
geldiğinde içimi bir hüzün kaplar. Çanakkale'de kaybettiğimiz
250 000 insan için. Vatanları için gözlerini hiç kırpmadan
canlarını feda edebilmişler. Analar çocuklarını vatana
kurban olsun diye kınalayıp göndermişler. Lise öğrencileri
vatan işgal altında iken vatan elden giderken ders işleyemeyeceklerini
beyan edip gönüllü olarak askere yazılmışlar ve hiç birisi
geri dönmemiş. İnsanın içi nasıl hüzün dolmasın ki bu gerçekleri
okuyunca izleyince. Hüzünlenmemek mümkün mü ? Böyle bir
hadise yaşanmamış gibi davranmak mümkün mü ? Onları hayırla
yad etmemek mümkün mü ? Onlara Kuran-ı Kerim'ler okumamak
mümkün mü ? Onlara bir teşekkür etmemek mümkün mü ? Bu
gün kaçımız yapabilir onlarının yaptıklarını ? Bu gün kaçımız
koşa koşa gider cepheye ölmek için?
___Çanakkale zaferi mananın maddeye üstün geldiği savaştır.
Sayıca çok almak değil inançlı olmanın zaferidir. Çanakkale
savaşı şu sonuç çıkmıştır: "Bir ülkenin gücü ne parasıdır,
ne tankıdır ne de askerinin fazlalığıdır. Bir milletin
asıl gücü inançlı evlatlarıdır." Türk milleti her türlü
olumsuzluğa karşı açlığa karşı, soğuğa karşı (askerlerimizin
elbiseleri ve çarıkları yırtık pırtıktı) askerimizin azlığına
karşı, topumuzun mermimizin silahımızın azlığına rağmen
inançları sayesinde bu zaferi kazanmayı bilmişlerdir. Elbette
ki bu zaferi Allahın yardımıyla kazanmışlardır. Allah'a
bağlılıkları ile kazanmışlardır. Bunu bir Alman general
bile anlamıştır. Bir Alman general savaş sonrasında şöyle
bir açıklama yapmıştır: "Bu gün Türkler Allah'a olan bağlılıkları
ile savaşı kazanmışlardır. Biz bunların Allah'a olan bağlılıklarını
yok etmedikçe bu Türkleri yenmemiz mümkün görünmemektedir"
diye bir açıklamada bulunmuştur.
___Bu gün bu Alman generalin sözünü yerine getirmeye çalışmaktalar.
Gençliğimizi televizyonlarla dizilerle filmlerle oyalamaktalar
tarihlerini öğrenmelerine engel olmaktalar ve dinlerini
öğrenmeleri yaşamalarına engel olmaya çalışmaktalar. Bizi
ancak o şekilde yeneceklerine inanmaktalar. Peki bize eğitimcilere
burada düşen görev gençliğimize sahip çıkmak onları Çanakkale
ruhuna sahip birer genç olarak yetiştirmek. Çanakkale ruhunu
gençliğimize aşılamak. Çünkü gençliğimiz ne kadar sağlam
olursa geleceğimizde o kadar güzel olur. Bizler de güven
ve huzur içinde uyuyabilir Çanakkale şehitlerimizin kemiklerinin
sızlamasının önüne geçmiş oluruz. Acaba Çanakkale şehitleri
günümüz gençliğini görse ne derdi ? Acaba Çanakkale şehitleri
bize eğitimcilere ne derdi.? Çünkü bu gençliği yetiştiren
bizleriz?
___Çanakkale ruhuna sahip bireyler yetiştirmek için var gücümüzle
çalışmamız gerektiğini bu konuda her türlü fedakarlığı
yapmaya hazır olmamız gerektiğini tekrar hatırlatarak hepinize
en kalbi hürmet ve muhabbetlerimi sunuyorum
___Güzel bir gelecekte buluşmak ümidiyle..
16.03.2007
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------___Önceki
haftalardaki yazılarım:
Mıknatıs
İnsanlar
Günahların
Zararları
Dizilerdeki
Sır
Hayır
Kurumları
Geleceğin
Projesi
Okuma
Alışkanlığı
Güzel
Bir Gelecek İçin
____