Ayrıca
Editör:BAHADIR DEV 
Kuruluş: 29 Ekim 2001

ÇANAKKALE ZAFERİ

___Sevgili eğitimciler merhaba;

___18 mart Çanakkale zaferimizin yıldönümü. Her mart ayı geldiğinde içimi bir hüzün kaplar. Çanakkale'de kaybettiğimiz 250 000 insan için. Vatanları için gözlerini hiç kırpmadan canlarını feda edebilmişler. Analar çocuklarını vatana kurban olsun diye kınalayıp göndermişler. Lise öğrencileri vatan işgal altında iken vatan elden giderken ders işleyemeyeceklerini beyan edip gönüllü olarak askere yazılmışlar ve hiç birisi geri dönmemiş. İnsanın içi nasıl hüzün dolmasın ki bu gerçekleri okuyunca izleyince. Hüzünlenmemek mümkün mü ? Böyle bir hadise yaşanmamış gibi davranmak mümkün mü ? Onları hayırla yad etmemek mümkün mü ? Onlara Kuran-ı Kerim'ler okumamak mümkün mü ? Onlara bir teşekkür etmemek mümkün mü ? Bu gün kaçımız yapabilir onlarının yaptıklarını ? Bu gün kaçımız koşa koşa gider cepheye ölmek için?

___Çanakkale zaferi mananın maddeye üstün geldiği savaştır. Sayıca çok almak değil inançlı olmanın zaferidir. Çanakkale savaşı şu sonuç çıkmıştır: "Bir ülkenin gücü ne parasıdır, ne tankıdır ne de askerinin fazlalığıdır. Bir milletin asıl gücü inançlı evlatlarıdır." Türk milleti her türlü olumsuzluğa karşı açlığa karşı, soğuğa karşı (askerlerimizin elbiseleri ve çarıkları yırtık pırtıktı) askerimizin azlığına karşı, topumuzun mermimizin silahımızın azlığına rağmen inançları sayesinde bu zaferi kazanmayı bilmişlerdir. Elbette ki bu zaferi Allahın yardımıyla kazanmışlardır. Allah'a bağlılıkları ile kazanmışlardır. Bunu bir Alman general bile anlamıştır. Bir Alman general savaş sonrasında şöyle bir açıklama yapmıştır: "Bu gün Türkler Allah'a olan bağlılıkları ile savaşı kazanmışlardır. Biz bunların Allah'a olan bağlılıklarını yok etmedikçe bu Türkleri yenmemiz mümkün görünmemektedir" diye bir açıklamada bulunmuştur.

___Bu gün bu Alman generalin sözünü yerine getirmeye çalışmaktalar. Gençliğimizi televizyonlarla dizilerle filmlerle oyalamaktalar tarihlerini öğrenmelerine engel olmaktalar ve dinlerini öğrenmeleri yaşamalarına engel olmaya çalışmaktalar. Bizi ancak o şekilde yeneceklerine inanmaktalar. Peki bize eğitimcilere burada düşen görev gençliğimize sahip çıkmak onları Çanakkale ruhuna sahip birer genç olarak yetiştirmek. Çanakkale ruhunu gençliğimize aşılamak. Çünkü gençliğimiz ne kadar sağlam olursa geleceğimizde o kadar güzel olur. Bizler de güven ve huzur içinde uyuyabilir Çanakkale şehitlerimizin kemiklerinin sızlamasının önüne geçmiş oluruz. Acaba Çanakkale şehitleri günümüz gençliğini görse ne derdi ? Acaba Çanakkale şehitleri bize eğitimcilere ne derdi.? Çünkü bu gençliği yetiştiren bizleriz?

___Çanakkale ruhuna sahip bireyler yetiştirmek için var gücümüzle çalışmamız gerektiğini bu konuda her türlü fedakarlığı yapmaya hazır olmamız gerektiğini tekrar hatırlatarak hepinize en kalbi hürmet ve muhabbetlerimi sunuyorum

___Güzel bir gelecekte buluşmak ümidiyle..

16.03.2007

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------___Önceki haftalardaki yazılarım:
Mıknatıs İnsanlar
Günahların Zararları
Dizilerdeki Sır
Hayır Kurumları
Geleceğin Projesi
Okuma Alışkanlığı
Güzel Bir Gelecek İçin
____

Anadolu
Hasan ÇELİK
Öneri ve sorularınız için elektronik posta adresi:
hasancelik2005@gmail.com
 
  Sitemizde yayımlanan yazılar, sahibinin ve sitemizin izni olmadan kopyalanamaz; yazılardan alıntı yapılamaz.
Yazıların sorumluluğu, yazarına aittir.
www.netmen.gen.tr