 |
___Merhaba,
___Geçtiğimiz
günlerde, milletçe, Çanakkale deniz zaferinin 92.
yıldönümünü kutladık. Bu yıl sanki önceki yıllara
göre daha kapsamlı ve daha canlı geçti kutlamalar.
Bu, biraz umutlandırıyor insanı.
___Yandaki
fotoğrafı görmeyeniniz yoktur sanırım. İki Mehmetçik...
fotoğrafta, elbiseleri eski, yamalı, botları eski,
yırtık. Bu yıl pek çok etkinlikte de kullanıldı
o fotoğraf. Çok etkilendim o fotoğraftan. Çanakkale'de
savaşan askerlerimizin pek çoğu eminim o fotoğraftakiler
gibiydi. Yokluk, fakirlik, zaruret.
|
___Düşmanlarda devrin en mükemmel
silahları, donanımları vardı. Ama şimdilerdeki
bazılarımızın yaptığı gibi bahane üretmiyorlardı
Mehmetçikler. Çözüm üretiyorlardı. Canları pahasına
çözüm; vatan için savaş.
___Şimdi, vatani görevimizi yaparken arkadaşlarla,
çıkan yemekleri bazen beğenmeyişimiz, "botlar ayaklarımızı
vuruyor." falan gibi yakınmalarımızı hatırlıyorum
da; utanıyorum Çanakkale'deki Mehmetçiklerimizin
o fotoğraflarını görünce. Ya şimdi, evinin küçüklüğünden,
arabasının modelinden, oturma odasının renginden-markasından
şikayet eden insanımız? Ailelerinin önlerine sunduğu
çok güzel imkanları beğenmeyen, yemeğinden, ayakkabısının
markasından, cep telefonunun neden daha yeni model
olmadığından yakınan gençlerimiz de görmeli Çanakkale'deki
Mehmetçikleri. Görmeli ki "Çanakkale ruhu" ölmesin,
yeniden canlansın. "Bir hilâl uğruna batan güneşleri"
unutmasınlar.
___Çanakkale mahşerinden yaşanmış
bir olay: "Cepheye
erzak ve cephane taşıyan gemimize düşman denizaltısı
tarafından atılan bir torpido hızla gemimize
doğru yaklaşmaktadır. Gemi de o anki nöbetçi
erimiz Vanlı İsmail, gemiye yaklaşan torpidoyu
fark eder. O anda gemi için yapılacak fazla bir
şey yoktur. O an için yapılabilecek tek bir fedakârlık
vardır. O fedakârlığı da kahramanımız yapar.
Tereddüt etmeden torpidonun önüne atlar. Torpido
gemiye ulaşmadan fedakâr kahramanımızın sinesinde
patlar. Su kan gölüne döner ama cepheye gidecek
olan erzak ve cephane bu fedakârlığın neticesinde
kurtulur."
___Dostlar, hangimiz yapabilir bu kahraman şehidimizin
yaptığı fedakarlığı? Kim bilir geride yolunu gözleyen
kimleri vardı? Ne hayalleri, ne umutları vardı
gelecekten? Hangimiz atar kendini bombanın önüne?
Çanakkale bunun gibi sayısız kahramanlıklarla doludur.
Metrekareye 6000 merminin, metrekareye 6 şehidin
düştüğü bu savaşın bir eşi benzeri daha yoktur
dünya tarihinde.
___Gazete ve televizyonlarda
uyuşturucunun pençesine düşen gençleri, masum
insanları kapkaçla yolda sürükleyenleri, sevgilisiyle
bir olup anne babasını acımasızca öldüren gençler
kimlerin torunu? Nerde kaldı Çanakkale ruhu?
Ama bizlerin de hatası vardır onların davranışında.
Belki sahip çıkamadık onlara. Belki bizim sınıfımızda,
bizim mahallemizdeydi onlardan biri, kim bilir?...
Sahip çıkalım neslimize. Şairin dediği gibi; "
Sahipsiz Vatanın Batması Haktır, /Sen Sahip Olursan
Bu Vatan Batmayacaktır."
___ Atatürk, Çanakkale'de savaşanları anlatırken
şöyle diyor: 'Karşılıklı
siperler arası sekiz metre, yani ölüm muhakkak.
Birinci siperdekiler, hiçbiri kurtulamayarak kamilen
düşüyor. İkinci siperdekiler onların yerine geçiyor.
Fakat ne kadar gıpta edilecek itidal ve tevekkül
ki, öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini
biliyor, hiçbir tereddüt bile göstermiyor, sarsılmak
yok !... Okuma bilenler ellerinde Kur'an-ı Kerim,
cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i
şehadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki
ruh kuvvetini gösteren, şayân-ı hayret ve tek bir
misaldir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebesini
kazandıran, bu yüksek ruhtur."
___Çanakkale ruhunu yaşamak ve yaşatmak gerekir
dostlar.
___Saygılarımla. |