RAMAZAN AYI ÜZERİNE BİR YAZI
Ramazan
ayına merhaba diyeceğimiz şu günlerde, medyada reklamlarla
sanki bu ayı şimdiden yaşamaya başladık. Burada
reklamların reklamını yapmak istemiyorum. Amaçları
bu ayda insanların yöneleceği pazardan aslan payını kapmak;
güzellikleri ranta dönüştürmek olsa da, işe güzel tarafından
bakalım bir de... Ramazan ayını hatırlatan reklamlarda ana
tema aynı; iyilik, yardımlaşma, yaşlılara saygı... Tıpkı
gerçeğinde olduğu gibi...
İnançları
ne olursa olsun, hepimiz farkederiz ki; Ramazan ayında insanlar
bambaşka bir havaya bürünür. Diğer zamanlara göre daha fazla
iyilik, daha fazla yardımlaşma, daha fazla hassasiyet -iftara
yaklaşırken nikotin krizine girerek ufak problemler çıkaranlar
olsa da- insan ilişkilerinde ayrı bir muhabbet, samimiyet...
Toplumun sorunlarına yöneliş, kendinden başkalarını da düşünmenin
güzelliğini hissediş... Bu ayda yoksulları daha çok düşünür
insanlar. Yardım kampanyaları, ramazan kumanyaları, iftar
çadırları, ücretsiz yiyecek, içecek, giyecek, yakacak yardımları...
Daha niceleri.. tüm bunlar, toplumsal bağı, birlik ve beraberliği
de güçlendirir. Peki tüm bu güzellikleri senede sadece 1
ayla sınırlamak neden? Yılın geri kalan ayları, günleri de
aynı hassasiyeti göstersek, aynı güzellikleri yaşatmaya çalışsak
daha bir yaşanılır, daha bir güzel olmaz mı çevremiz, ülkemiz,
dünyamız? Neden bu ay geçince sanki bir rüyadan gerçek dünyaya
dönmüş gibi oluyoruz ve neden güzelliklere 11 ay ara veriyoruz?
Toplumun
genelindeki manevi havayla birlikte, kendimizi yeniden
keşfediyoruz; kendimizi dinliyoruz, içimize dönüyoruz;
özümüzdeki güzelliklere... İnanıyoruz, saygı duyuyoruz, "on
bir ayın sultanıdır" Ramazan ayı. Ama geri on bir
ayı da sultanına yakışır şekilde geçirelim; iyilikle,
güzellikle,sevgiyle yardımlaşmayla...
Hoş geldin
ya şehr-i Ramazan; tüm güzeliklerinle...
<<geri
Önceki haftaların yazıları:
Değişim ve
Gelişim Heyecanı
|