ERMENİ
SEVGİSİ VE TARİH BİLİNCİ
____Merhaba,
____Değerli
okurlar, bir süre yazılarıma ara vermiştim. İşte yine
sizlerleyim. Bu süre içinde bana mail yoluyla ulaşarak
yeni yazılara ne zaman başlayacağımı soran okurlara,
dostlara teşekkür ediyorum.
____Sizlerden ayrı kaldığım
süre içerisinde genel seçimler yapıldı, cumhurbaşkanlığı
seçimi yapıldı, referandum yapıldı. Cumhurbaşkanlığı
seçimi sürecindeki suni tartışmalar geride kaldı.
Geriye dönüp bakınca, halkımızın gereksiz suni gündemlerle
ne kadar oyalandığı ve gerilim yaratıldığını görüyoruz.
Bu açıdan; şu andaki gündem ve gerginlik oluşturma
çabalarını da böyle değerlendirmek ve sağduyudan
ayrılmamak lazım.
____Hrant Dink cinayeti sonrası
başlayan “Hepimiz Hrantız; Hepimiz Ermeniyiz.” sloganları
ile iyice enteresan bir hale gelen Ermeni sevgisini
anlamakta güçlük çekiyorum. Türkiye’de Türk, Kürt,
Laz, Çerkez, Ermeni, Arnavut vb. pek çok farklı etnik
kökenden vatandaşımız yaşamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti
kimliğini benimseyen herkes “Türk vatandaşı” olarak
kabul edilir. Birinin varlığı, diğerini tehdit etmez
ve etmemelidir. Ancak ölçüyü de kaçırmamak gerekir.
____Geçen gün (3 Mart 2008)
Erzurum’a bağlı Aşkale ilçesinin kurtuluş yıl dönümüydü.Aşkale’de
yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde, önceki yıllarda
da olduğu gibi, temsili olarak ilçenin işgalden kurtuluşu
canlandırılmış. Tiyatro etkinliğinde, Aşkale işgal
altındayken Ermeni çetelerinin yaptığı katliamlara;
evlerin basılıp yaşlıların, bebeklerin süngülenişine,
ezan okuyan imamların asılmasına ve sonunda da Türk
askerinin ilçeyi kurtarışına yer verilmiş.
____Ertesi gün bazı gazetelerin
manşetten verdiği haberleri görünce –aslında şaşırmamak
gerekirdi ama - çok şaşırdım. “Bu
çağda bu kafa: Aşkale’nin kurtuluş yıldönümünde yine
istenmeyen görüntüler ortaya çıktı.(Hürriyet)”, “Nefret
Töreni. (Sabah)”, “Bu ne ilkellik? Atatürk’ün ‘Yurtta
sulh cihanda sulh.’ Söylemiyle yetişmesi gereken çocukların
beynine 90 sene önceki çatışmaların izleri kazınıyor.(Posta)” şeklindeki
manşet ve ilk sayfadan verilen haberler düşündürücüydü.
Haberlerin içeriğinde, öğrencilerin gözü önünde böyle
şiddet görüntülerinin canlandırılmasının, onların ruh
sağlığını olumsuz etkileyeceğinden bediliyordu.
Ancak aynı gazeteler çoğu zaman manşetten veya üçüncü
sayfadan vahşet, ceset, şiddet fotoğraf ve haberleri,
son sayfada cinsellik içeren fotoğraflar yayınlamıyorlar
mıydı? Bu gazetelerin aynı yayın gurubuna ait TV’lerin
de her gün yayınladıkları filmlerde, dizilerde, haberlerdeki
şiddet, argo, cinsellik görüntüleri neyin nesi oluyordu?
Çocukların ruh sağlığını her gün olumsuz etkilemiyor
muydu bu yayınlar? Aslında işin özü; -kanaatimce- çocukların
ruh sağlığı değildi o gazetelerin derdi. Dertleri başkaydı…
____Çocuklarımızın, gençlerimizin
tarih bilincinin, köklerimize ba ğlılığının her geçen
gün kaybolduğu (kaybettirildiği) bu zaman diliminde,
yeni nesillerin tarihimizi, geçmişimizi öğrenmesinin,
dostunu düşmanını tanımasının ne kadar önemli olduğu
tartışılmaz bir gerçektir. Atatürk;
“Milli benliğini kaybeden milletler, başka milletlerin
avıdır.” dememiş miydi? Aşkale’de yapılan
törendeki canlandırmalar, gerçeğin sadece çok küçük
bir temsilidir. Kurtuluş savaşımız sırasında sadece
Aşkale’de 5000’den fazla sivil vatandaşımız, Ermeni
çeteciler tarafından katledilmiştir. Erzurum ve civar
illerde yapılan bu katliamlar gerçektir. Yeni nesillerin
de bu gerçekleri bilmesi ve uyanık olması gerekir.
Bundan birileri neden rahatsız oluyor ki? Ermeniler
yurt dışında “Osmanlılar Ermenilere soykırım yaptı.”
diye yalan iddialarla aleyhimize faaliyetlerde bulunurken,
kendi tarihleriyle yüzleşmeliler, utanmalılar. Bizim
alnımız ak; neden utanalım ki?
____Saygılarımla. 04.03.2008 |